Kadir ve Hakim İsmi üzerine bir sual ve cevap
admin yazdı.
Toplam Okunma: 140 | Bugünkü Okunma: 2 | En Son Okunma: 26.08.2010 - 19:16
Kadîr-i Alîm ve Sâni-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesadüf işine karışmadığını izhar ettiği gibi; şüzuzat-ı kanuniye ile, âdetinin hârikalarıyla, tegayyürat-ı suriye ile, teşahhusatın ihtilafatıyla, zuhur ve nüzul zamanının tebeddülüyle meşietini, iradetini, fâil-i muhtar olduğunu ve ihtiyarını ve hiçbir kayıd altında olmadığını izhar edip yeknesak perdesini yırtarak ve herşey, her anda, her şende, her şeyinde ona muhtaç ve rububiyetine münkad olduğunu ilam etmekle gafleti dağıtıp, ins ve cinnin nazarlarını esbabdan Müsebbib-ül Esbaba çevirir. Kuranın beyanatı şu esasa bakıyor.
Meselâ: Ekser yerlerde bir kısım meyvedar ağaçlar bir sene meyve verir, yani rahmet hazinesinden ellerine verilir, o da verir. Öbür sene, bütün esbab-ı zahiriye hazırken meyveyi alıp vermiyor. Hem meselâ: Sair umûr-u lâzımeye muhalif olarak yağmurun evkat-ı nüzulü o kadar mütehavvildir ki, mugayyebat-ı hamsede dâhil olmuştur. Çünki vücudda en mühim mevki, hayat ve rahmetindir. Yağmur ise, menşe-i hayat ve mahz-ı rahmet olduğu için elbette o âb-ı hayat, o mâ-i rahmet, gaflet veren ve hicab olan yeknesak kaidesine girmeyecek. Belki doğrudan doğruya Cenab-ı Münim-i Muhyî ve Rahman ve Rahîm olan Zât-ı Zülcelal perdesiz, elinde tutacak; tâ her vakit dua ve şükür kapılarını açık bırakacak. Hem meselâ: Rızık vermek ve muayyen bir sîma vermek, birer ihsan-ı mahsus eseri gibi ummadığı tarzda olması; ne kadar güzel bir surette meşiet ve ihtiyar-ı Rabbaniyeyi gösteriyor. Daha tasrif-i hava ve teshir-i sehab gibi şuunat-ı İlahiyeyi bunlara kıyas et…”
Yani Allah kendi koyduğu kanunun mahkumu değildir. İstediğini istediği gibi değiştirebilir. Hatta risalelerde: “Vaktinden evvel kıyamet kopmazsa” gibi ifadeler, korku-ümit dengesini hatırlatırken, herşeyin dizgininin de Onun elinde olduğunu, isterse, kıyamet tarihini değiştirebileceğ ini, Mürid-i Mutlak, Müreccih-i Hakiki olduğunu ders veriyor. Onun için sualinize yukarıdaki hakikatlara binaen diyebilirim ki, Allah dilerse, bir dua ile herşeyi değiştirebilir.İ stemezse ve Hikmeti iktiza etmezse, Peygamber dua etse de, hiç bir şeyi değiştirmez.
Fakat bunlar normal şartlar değil. Yani sebepler alemindeki tasarrufu, belli kanunlar dairesinde olur ve sebep ve şartlara bağlıdır. Bu Vahidiyeti gösterir. Her şeyde Hakim olan aynı kanunlardır. O zaman “herşeyin Hakimi birdir” manası görünür. Amma insan çok çabuk gaflete düştüğü için, herşeyde geçerli olan kanunlar, yeterliymiş gibi bir zanna kapılıp, herşeyi tabiata, kanunlara verecek ve Allahı unutacak veya inkar edecek. Onun için bazen kanunların fevkınde, üstünde, kanununu muvakkaten geçersiz kılarak,veya değiştirerek herşeyi her an idare ve icad edenin, kendisi olduğunu bir derece göstererek, her varlığa bizzat tasarruf ettiğini hissettirerek Ehadiyetini bildirir.
Onun için dua eder etmez, çoğunlukla netice vermez.Kadir ismini Hakim ismi sınırlar.
Etiketler: Allah, dua, İslâm, Kadir ve Hakim