Simit paraları ile Cenneti Satın almak
admin yazdı.
Toplam Okunma: 173 | Bugünkü Okunma: 2 | En Son Okunma: 21.01.2012 - 14:20
Günün son dersinin sonuna gelinmişti Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu
Defter ve kitaplarını
çantalarına koydular Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar
Yalnız, Ali hazırlanmamıştı
Gecikmek için de elinden geleni yapıyorduNihayet zil çaldı
Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi
Ali, yerinden kalkmadı Ağır ağır eşyasını topladı
Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor,
bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu
Öğretmeni, onun bu hâlini fark etti:
- Hayrola Ali, dedi Eve gitmeyecek misin?
Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
- Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim
- Peki, dedi öğretmeni Ne söyleyeceksin bakalım?
- Ahmet arkadaşımız var ya?
- Evet, ne olmuş Ahmet’e?
- Durumları pek iyi değil galiba Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor
- Ee?
- Ona yardım etmek istiyorum Ama benim yardım ettiğimi bilirse üzülür
Günde bir simit parası biriktirip
her hafta size versem, siz de ona verseniz?
Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu Nurhan Öğretmen, paraya
dokunmadı Sandalyesine oturup düşündü
Ali hakkındaki bilgilerini yokladı
Bildiği kadarıyla ailesinin
durumu pekiyi değildi Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi
Zengin
bir ailenin çocuğu değildi Buna rağmen yardım etmek istiyordu
Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini
istemiyordu
Nurhan Öğretmen:
- Dur bakalım Ali, dedi Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil
Yanlış mı biliyorum?
- Doğru biliyorsunuz öğretmenim Babam gündelikçi
Çoğu zaman iş bulamıyor
Ama ben de çalışıyor,
para kazanıyorum
- Nerede çalışıyorsun?
- Simit satıyorum
Nurhan Öğretmen yine durup düşündü İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi
Bunun gerçekleşmesi zordu
Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı
Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu
Nurhan Öğretmen, Ali’ye döndü:
- Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu
- Çok zengin bir işadamı?
- Niçin?
- İnsanlara daha çok yardım etmek için?
- Güzel, dedi Nurhan Öğretmen Bak şimdi Ali, Ahmet’in ailesinin durumu pekiyi değil; bu doğru
Ama sizinki de
bundan pek farklı değil İstersen acele etme; çok zengin olduğun zaman insanlara yardım edersin
Olmaz mı?
- Olmaz, dedi Ali Şimdi yapmalıyım
- Neden olmaz?
- Üç sebepten dolayı olmaz
Birincisi: Bu para zaten benim değil İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor
İnsanlar da
bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum
Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor
İkincisi: ‘Ağaç yaş iken eğilir‘ deniliyor
Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam
Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorumZamanında
yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar
Nurhan Öğretmen, karşısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
- Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadım, dedi?
- Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar
yardım edebiliyorum Bundan fazlasını veremem
Allah, Cennet’i gücü kadar iyilik edene veriyor
Şimdi
gücüm bu olduğuna göre Cennet’in fiyatı birkaç simit parası kadardır Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç
simit parasıyla Cennet’e girebilirim Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?
Nurhan Öğretmen’in gözleri dolmuştu Başını ‘Evet’ anlamında sallarken Aliyi evine yolladı
Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti Eşyalarını toplamak için masasına döndüğünde Ali’nin
bıraktığı parların masaüstünde kaldığını fark etti Sandalyesine gayrı ihtiyarı oturdu ve paraları eline aldı
Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti Sanki elinde dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını,
elmaslarını tutuyordu Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi
Öyle bu paralar, Bu bozuk SİMİT paraları,
Cenneti satın alabilecek paralardı Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını
Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen İçinin dolduğunu, Tarif edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti
Birden boşalan sağanak yağmurlar gibi ağlamaya başladı Ağladı ? Ağladı
Kendine geldiğinde akşam olmuştu Yavaş yavaş sınıftan çıkıp okuldan ayrılırken bekçi Sadık ‘ Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak, Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak’ diye Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu
Bekçinin hayretler içinde ‘ Ne dediniz hocam ‘ demesini bile duymayan Nurhan öğretmen bekçinin şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti
Etiketler: Cennet, Cennetin bedeli, imtihan